Hakan Şükür’ün futbol yorumculuğuyla ilgili herkesler konuştu, benim de bir kaç kelimem var. Bu büyük futbolcunun, ve genç milletvekilinin hassas durumuyla ilgili insanın kafasına çok soru takılıyor…
Siyasi bilgisi olmayıp sadece popülaritesiyle vekil olmuş Hakan Şükür’ün, popülerliğini kaybetmemek için böyle işlere kalkışmasını anlayabilirim ama kabul edemem. Hasbelkader bir mevkiye gelinmiş, bari oranın hakkı verilsin…
Öncelikle ben, mensubu olduğum ülkenin Millet Meclisi’nde part-time vekil istemiyorum!! Sayın Şükür’ün maç yorumnlayabilmesi için en azından dört büyüklerin maçlarını izlemesi gerekiyor. Burada hesap yapıp kafanızı karıştırmak istemiyorum ama haftada ortalama 25-30 saatlik bir mesaiden bahsediyoruz. Bu iş, öyle görüldüğü gibi basit bir iş değil yani… Ama çalışkan forvetler için bu zamanlar önemli değildir. Onlar hallederler…
Daha vahimi; terörün, katliamların, ekonominin, açlığın… vs. Konuşulduğu oturumlarda bir vekilin maç izlemek için katılamayacak olmasını ben hazmedemem. Tamam “ futbol asla sadece futbol değildir” ama bu kadarı da ayıp olmuyor mu??
Hem benim vekilimin Başbakandan icazet alması da ne demek oluyor?? Kendi kararlarını alabilecek insanları mecliste görmek istiyoruz. Herşeyi Başbakana danışıp, onun istekleri doğrultusunda el kaldırıp indiren vekillerin orayı işgal etmesinden kurtulmamız gerekiyor bir an önce… Vekilimizin kafasına takılan sorular varsa neden bir hukukçuya danışmıyorlar??
Memurun ikinci bir iş yapıp para kazanıyor olması hikayelerine girmek dahi istemiyorum… İcazeti varsa ya hukuki dayanağı vardır, ya da Kanun Hükmünde Kararname çıkartılmıştır… “Hakan Şükür’ler milletvekili olsalar dahi spor yorumculuğu yapabilir…”. Bu kanun kişiye özel değil, tüm Hakan Şükür’ler bundan yararlanabilir…
Peki ya bir gün Bülent Arınç da “Bugün Ne Giysem”e juri olursa ne olacak?? Sayın Mehmet Şimşek “Kim 500 milyar ister”de yarışmacı, Egemen Bağış da “Yetenek-sizsiniz Türkiye, Avrupa’ya gider misiniz?”e juri olursa?? Bakanlar toplantısı yapabilmek için program saatlerinin çakışmamasını bekler dururuz. Meclis’te reyting komisyonu kurulsa. En çok reyting alan Başbakan olsa… Seçime de gerek yok. Televizyonunu aç, başkanını seç… Tüm dünyaya model olabiliriz bence.
Akılsız başın cezasını ayaklar çeker derler ya, bizde akılsız başın tepesine iyi ayaklar geçer durumu var… Zaten başbakan ne demişti: “Ayak topçuları baş olursa memleketin hali nice olur…” İşte devleti yöneten herkesin de ayak topçusu olduğunu düşünürsek, halimize Şükür etmemiz gerek!!!